2 Şubat 2011 Çarşamba

Türkiye’nin Tohumculuktaki Başarıları Görmezden Geliniyor

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Türkiye’de tohumluk üretimi, çeşit geliştirme ve ihracatında önemli artışlar kaydedildiğini belirterek, “Rakamları çarpıtarak ‘tohumculukta dışa bağımlıyız, zehir yiyoruz’ gibi ifadelerle Türk tohumculuk sektörü görmezden geliniyor” dedi.
 
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği’nin (TSÜAB) tohum sektöründeki gelişmeleri göstermek amacıyla organize ettiği toplantıya katıldı. Burada bir
konuşma yapan Bakan Eker, tohum konusundaki yanlış bilgilerin enformatik kirliliğe yol açtığını ve bunun da enformatik bir cehalete dönüştüğünü söyledi.
Tohum konusundaki yanlışların düzeltilmesi amacıyla TSÜAB'ın tanıtım gezileri organize ettiğini, bakanlığın da hazırladığı tanıtım broşörünü elektronik ortamda 10 milyon adet olarak gönderdiğini anlatan Bakan Eker, sektörde faaliyet gösteren 390 firmayı gösterdiği başarılardan dolayı kutladığını dile getirdi.
Tohum kanunu ve ıslahçı hakları kanununun çıkarılmasıyla birlikte sektörün hızla geliştiğini belirten Bakan Eker, şöyle konuştu:
“Türkiye'de 2002'de 145 bin ton olan tohumluk üretimi 385 bin tona çıktı. Bunu, Türkiye'nin tohumlukta dışarıya bağımlı olduğunu ve gelişme kaydetmediğini söyleyenlere ithaf ediyorum. Bu gelişmeyi neden görmüyorsunuz.
Türkiye'de üretilen tohum miktarı son 8 yılda buğdayda yüzde 184, arpada yüzde 726, çeltikte yüzde 289, mısırda yüzde 82, ayçiçeğinde yüzde 203, sebzede yüzde 121 arttı. Sebze tohum üretimi 1200 tondan 2 bin 750 tona çıktı. Hububat ve bakliyat tohumluklarının ortalama yüzde 90'ını da bakanlığın araştırma enstitülerinde geliştirilen çeşitler oluşturuyor.
Tohumlukta halen 71 milyon dolarlık ihracat yapılıyor ve en fazla ihracat yapılan ülkeler arasında İtalya, Ukrayna, Fransa, Rusya ve Almanya ve İspanya bulunuyor.


Türkiye 150 milyon dolarlık tohum ithalatı yapıyor, ama ihracat ithalattan 3 kat fazla artıyor. Rakamlar çarpıtılıp (tohumculuk dışa bağımlı, zehir yiyoruz) gibi ifadelerle tohumculuk sektörü görmezden geliniyor. Son 8 yıldaki gelişmelerle küresel ölçekte güç haline geldiği dikkatlerden kaçırılıyor.
Ülkeler otomotiv iletişim gibi teknolojik alanlarda marka yaratıyor ama başka markaları ithal ediyor. İngiltere Rolls Royce üretir ama Jaguarı da ithal eder. Hollanda, Almanya, Fransa kendisi tohum üretiyor ama Türkiye'den de alıyor.”


Tohumculukta Türkiye'de ''İsrail tohumu efsanesi'' anlatıldığını belirten Bakan Eker, “Türkiye, 2009 yılında İsrail'e 141 milyon dolarlık tarımsal ürün ihracatı yaptı. Bunun içinde tohum da bulunuyor. Aynı yıl İsrail’den 27 milyon dolarlık tarım ürünü ithal edildi ve bunun sadece yüzde 6'sını tohum oluşturuyor” dedi.
Bakan Eker “Sadece satarım ama almam diyen bir ülke olamaz. Serbest ticarette bu böyle olmaz. Önemli olan potansiyeli geliştirmek ve kapasiteyi arttırmaktır. Türkiye bunu tarım ve tohumculukta yapıyor” diye konuştu.


Tohumculuğun geliştirilmesi için bakanlığa bağlı araştırma enstitülerinin özel sektörle işbirliğine açıldığını hatırlatan Bakan Eker, “Halen 38 firma ile ortak araştırmalar yürütülüyor. Sebze tohumunda 2002'de yüzde 10 olan yerli tohum payı yüzde 30-40'lara ulaştı. Bu oranın 2013'te yüzde 55-60'lara çıkarmayı hedefliyoruz. Sertifikalı üretimi ve kullanımı da destekleme kapsamına aldık. 2009 yılı sonu itibariyle 438 bin çiftçiye 182 milyon lira sertifikalı tohum kullanımı, üreticilere de 28 milyon lira üretim desteği verdik” dedi.
Bakan Eker, geçen yıl Ankara'da 250 bin örnek kapasite ile dünyanın 3'üncü büyük gen bankasını açtıklarını, Konya'da da kuraklık araştırma merkezinin açıldığını belirterek, tohumculuktaki gelişmeler sayesinde Türkiye'nin sebze meyve üretiminin 32 milyon tondan 43 milyon tona çıktığını söyledi.
TÜBİTAK'ın Ar-Ge desteklerinden en fazla yararlanan kurumun Tarım ve Köyişleri Bakanlığı olduğunu ifade eden Bakan Eker, Bakanlığın Ar-Ge bütçesinin de 8 yılda 11 milyon liradan 81 milyon liraya çıktığını, bunun 6 milyon lirasının özel sektör tarafından kullanıldığını bildirdi.
Bakan Eker, “Katettiğimiz mesafe azımsanacak gibi değil. Ama katedeceğimiz pek çok yol var. Şimdi yapılan tespitler sektöre de halkımıza da haksızlık olur” dedi.
Basın mensuplarının, Anayasa Mahkemesinin Tohumculuk Kanunundaki kısmi iptal kararıyla ilgili sorularını da cevaplandıran Bakan Eker, şöyle konuştu:


”Tohumculuk Kanununu biz 40 yıl sonra değiştirdik. Kanun hazırlanırken sektörün gelecekte nelere ihtiyacı olabileceği dikkate alındı. Bu kanunda kamu eliyle yapılan bazı faaliyetlerin sektörün paydaşlarına devri öngörülüyordu. AB ve diğer gelişmiş ülkelerdeki örnekler dikkate alınarak buna yer verildi. Anayasa Mahkemesi 15'inci maddede yer alan 'gerek gördüğünde kamu bazı yetkilerini özel hukuk tüzel kişiliklerine devreder' hükmünü 8'inci maddedeki 'denetim' faaliyeti açısından iptal etti. Denetim yetkisinin özel hukuk tüzel kişilerine devrini uygun görmedi. Zaten biz bakanlık olarak şimdiye kadar bu hüküm çerçevesinde herhangi bir yetki devri yapmadık. Bu karar bizim uygulamamızda değişikliğe yol açmadı. Uygulamayı etkileyen bir sonucu olmayacak. Ancak kararı bundan sonra dikkate alacağız. Mahkeme Ana Muhalefet Partisinin iptal istediği diğer hususları ise uygun görmedi.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder